Ocaklar Gezilecek Yerler “Daskyleion Antik Kenti”

Daskyleion Antik Kenti, Bandırma’nın 30 kilometre güneyinde herkes tarafından bilinen Kuş Cenneti’ne çok yakın Ergili Köyü’nün 2 kilometre doğusunda Kuş Gölü’ nün güney-doğu ucunda yer almaktadır. MÖ 7’nci yüzyılda Daskylos adıyla bilinen ünlü Lydia Kralı’nın, Sardis’ten hanedan kavgaları nedeniyle buraya gelmesiyle kent Daskyleion adını almıştır. Kralın Daskyleion’da doğan oğlu Gyges daha sonra Lydia’ya geri çağrılmıştır. Gyges Lydia’ ya kral olduktan sonra şehre Daskyleion denilmiştir. Çünkü Daskyleion “Daskylos’un yeri” anlamındadır. Bu ismi MÖ 650 yıllarında almıştır.

Daskyleion Antik Kenti Bandırma-Balıkesir yolunun 33. Km sinde Ergili Mahallesinin 2-3 km doğusunda bulunur. M.Ö. 7.yy a uzanan tarihi ile antik kent bölgede tarihi ziyaretler için oldukça ilgi görmektedir. Kazılar sürekli devam etmekte ve her geçtiğimiz gün yeri kalıntılar bulunmaktadır.

Antik kent troya gibi erken yerleşimlerinin olduğu bir kenttir. Bazı kaynaklara göre M.Ö. 12 yy  Aoellerden bir grup Daskyleion a gelip yerleşmişler. M.Ö. 7. yy da Daskylos olarak bilinen ünlü Lydia Kralı’nın Sardis’ten hanedan kavgaları sebebiyle bu bölgeye gelmesi ile kent adını Kral’dan almıştır. Daskyleion “Daskylos’un Yeri” anlamına gelmektedir.

Bölgeyi ilk olarak 1952 yılında araştırmacı Kurt Bittel keşfetmiştir. Antik metinlerden yola çıkarak coğrafi bilgileri değerlendirerek bölgenin bugünkü adı olan Hisartepe’yi bulmuşlardır. Daha sonra 1954 yılında Prof. Dr. Ekrem Akurgal kazıra başlamış ve 1960 yılına kadar devam etmiştir.

Kuşcenneti ve Antik kent doğal ve tarihi çevre kavramında ele alınan bütünleşmiş iki olgudur. Tüm antik yazarlar Antik kenti ve Kuşcenneti’nin güzelliğinden övgü ile bahsetmektedir. M.Ö. 300’lü yıllarda Büyük iskender bir dünya imparatorluğu kurmuş ve persleri ortadan kaldırmaya karar verdiği zaman, Pers Satraplığı merkezi olarak Daskyleion’uda ününü ve güzelliğini duyduğu için ele geçirmeyi düşünmüştür.

Büyük İskender daha önce Trakyayı, Boğazları, Marmara Denizini ve Frigya bölgelerinin hem kontrolünü hem de siyasi yönetimini ele geçirmenin, Anadolu’nun da Jeopolitik konumunun ciddiyetini düşünmüştür.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir